trend etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trend etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Fallar Sallar Falcı Bacı

0 yorum
falci baci fal soylamis gorelim ne soylamis
Panda Burcu (4 Ocak - 6 Şubat): Beyaz atlı prensiniz ameliyatla cinsiyet değiştirmeye karar verdi; şansınıza küsün.

Kelebek Burcu (6 Şubat - 11 Mart): Kalbiniz onu görünce pırpır ediyor; hemen bir kardiyoloğa görünün.

Sazan Burcu (12 Mart - 14 Nisan): Sığ sulardan kaçının; av mevsimi başladı.

Suaygırı Burcu (15 Nisan - 17 Mayıs): Yediğiniz içtiğiniz sizin olsun ama gelin beni dinleyin ve kilo verin.

Karınca Burcu (18 Mayıs - 20 Haziran): Aldığınız ücretle bir yere varmanız mümkün değil; makul hayaller kurun.

Sığır Burcu (21 Haziran - 23 Temmuz): Biraz derlenip toparlanın, çok dağınıksınız.

Serçe Burcu (24 Temmuz - 27 Ağustos): Bugün kendinizi kuş gibi hafif hissedeceksiniz.

Yırtmaç Burcu (28 Ağustos - 30 Ekim): Gün sizin gününüz; doğum kontrolüne dikkat!

Ters Burç (1 Kasım - 3 Ocak): Ne yaparsanız yapın, farketmez. Siz şanssız doğmuşsunuz.

Beşi ıskalar, biri tutar. Gelsin kazlar!

İllere Göre Escort Kız Talebi

1 yorum
Hayır, Ford Escord arabadan bahsetmiyoruz ve söz konusu olan ne bir uçak, ne roket, ne de Süpermen. İşsizlik, ekonomik küçülme, açlık düzeyi gibi hep iç karartıcı istatistiklerin yayınlandığı şu günlerde, en fazla escort kız talebinin hangi vilayetlerimizden geldiğini öğrenmek istedim. Niyetim tabii ki escort servisi kurmak değil, ama kurmayı düşünen girişimci vatandaşlarımızın bulguları bedava piyasa araştırması olarak değerlendirmesinde bir sakınca yok elbette.

İnternette gezinen yurttaşlarımızın arama motorlarındaki sorgularından derlediğim sonuçları vermeden önce bir karşılaştırma yapmakta yarar var.

Türkiye'nin Gerçekleri

0 yorum
Türkiye'de demokrasinin neden yerleşemediği hakkında politikacılar, siyaset bilimciler, hatta gazeteciler (Arapça bilmeden Ortadoğu uzmanı olanlar bile) toplamı ciltler tutan makaleler, tezler ve yazılar yazdı. Hepsine saygım sonsuz, ve ne yazık ki çoğuna katılamıyorum. Biraz Popper'ci olacak ama iddiam şu:

Demokrasi açık toplumların işidir.

Açalım: Doğu toplumlarının insanları sıcakkanlı, konuksever ve yardımseverdir. Ailevi değerlere bağlıdırlar, kadına değer verir (anne olmakla cennete gidebilirsiniz) ve çocuklarını severler. Ya da öyle görünürler!

Demokrasinin kök saldığı ülkelere baktığımızda, karşılaştığımız manzara biraz farklıdır. Fahişeler, ahlaki çöküntü, şiddet, bir kurum olarak ailenin erimesi, eşcinseller, vb sanki bize köktendinci edebiyatın ne kadar haklı olduğunu kanıtlar gibidir: Batı'nın teknolojisini alalım, felsefesini değil.

Oysa Batı'da gözlemlediğimiz ve kısmen de olsa ona antipati duymamıza neden olan şey açık toplumun görüntüsüdür. Baskı ve tacize uğramadan olduğu gibi görünebilme, ya da göründüğü gibi olabilme (Memlekette Mevlana'nın Mesnevi'sini okumuş insan sayısı kaçtır dersiniz), ve bunu yaparken de seçimleri yüzünden eleştirilmeyi göze alma. Siyasi mücadele bunun içindir. Saf erdem olan açıklık büyük cesaret ister.

Doğu ise kapalıdır, pisliğini halının altına süpürür; kol kırılır, yen içinde kalır. New York 7. Cadde'de bir tur atın, kimin fahişe olduğunu şıp diye anlarsınız. Konya sokaklarında bir ömür harcayın, yine de işin içinden çıkamazsınız.

Oysa insanın temel dürtülerini yaşadığı coğrafya belirlemez. Su içmek, yemek yemek ve seks: Doğanın bize armağanları. Gezegeni bile terketsek bizimle beraber gelecek davetsiz konuklar.

Batı toplumları düşündüklerini konuşurlar, Doğu'dakilerse idealarını (Platon'un dediği anlamda). Bu oryantal ikiyüzlülük siyasete de yansır. Yasamadan yargıya, yürütmeden insan ilişkilerine, bulaştığı heryeri kirletir, soldurur, zehirler. O yüzden tartışma programlarında veya TV'deki açık oturumlarda gerek katılımcılar, gerekse seyirciler başladıkları noktada bitirirler münazarayı. Düşünceler değil, idealar çarpışmıştır, ve idea ideal olandır, değişmez ki!

Maalesef doğanın hediyeleri Doğu'ya ihanet edet, yüce ideallerine turp sıkar. Ortalığı çift kişilikli yaratıklar doldurur. Bilinçaltı baskılanan herşeyi kucaklar, besler ve büyütür. Ağız ideaya uymayanı reddeder, beyinse gizliden gizliye arzular.

Türk erkeklerinin çoğu karısıyla yatmaktan zevk almaz. Nasıl alsın ki? O, çocuklarının anası, namahremidir, kutsaldır ve seks "idea olarak" düşkünlüktür; kötü kadınlarla yapılır.Türk kadınlarının "kocamı nasıl baştan çıkarabilirim" sorusuna cevap aramasının sebebi budur.

Eski günlerde, böylesine bir iddiayı kanıtlamak imkansızdı; zira kimse doğruyu söylemeyecekti. İnternet bunu da mümkün kıldı ve yaygınlaşmasıyla (penetrasyon) gerçek yüzümüzü görmek, onunla tanışmak kolaylaşacak. Bulgularımı sizlerle burada paylaşacağım ve eleştirilmeyi severim.

Windows Phone 7 ve Facebook Zero

0 yorum
cep telefonu kullananlar icin facebook zero
Microsoft'un Windows Phone 7 serisi cep telefonu işletim sistemini piyasaya sürmesi ve Facebook'un "Zero" sıfır markasıyla mobil kullanıcılar için tasarlanmış yeni sitesini açtığı haberleri üç aşağı beş yukarı aynı zamana rastladı. Bunları henüz tazeliğini yitirmemiş Symbian işletim isteminin artık açık kaynaklı olmasıyla birleştirerek 2010'un trendini teyit etmiş oluyoruz; tabii herkesin ürününe bir sayı eklemesini (sıfır, bir, yedi) saymazsak.

Henüz Windows Phone 7 kurulu bir telefon kullanmadığım için hakkında pek yorum yapmayacağım ama kısa/orta vadede Microsoft'un da tıpkı Google (Nexus One) ve Apple (iPhone) gibi cep telefonu üreticiliğine soyunacağı öngörmek mümkün gibi. Pazar büyük ve pc'nin aksine MS burada tekel konumunda değil. Bir kehanette de cep telefonu firmaları için (işi elektronik olanlar) bulunayım: Onları zor günler bekliyor.

Kadınlar Google'dan Erkekler Google'dan

2 yorum
Arama motorlarını kurcalamak başlı başına zevkli ve hayli ilginç bir uğraş. Arama sorgularının nasıl trend tesbitinde kullanılabileceğini görmüştük. Bu sefer, insanların yatak odalarına girmeye karar verdim. Acaba ülkemizde internet kullanan evli çiftlerin ilgi alanları neydi, en çok neyi merak ediyorlardı, cinsel hayatları nasıldı?

Bunu anlamak için Google'ın geçmiş arama sorgularından derlediği "sorgu tamamlama" (yazdığınız sözcüğe eklemeniz için önerilerde bulunuyor) yönteminde karar kıldım. Venüs'lü kadınlar için "kocamı" yazdım ve bekledim; Mars'lı erkekler için "karımı" yazıp yine Google'ın bir şeyler teklif etmesini umdum. Etti de. Kadınlarınki nisbeten beklentilerime uygun çıktı fakat erkeklerin durumu biraz tuhaf. Sizinle paylaşıyorum:

kadinlar ve google aramalari

erkekler ve google aramalari

Memleket hatunlarının istikbali pek parlak görünmüyor.

Kriz Teğet Geçerken Online Sorgular

0 yorum
Arama motorlarını kullanmak günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Gün geçmiyor ki Google, Yahoo ya da MSN'de bir şeye, herhangi bir şeye bakmayalım. Bill Tancer gibi araştırmacılar işte bu arama sorgularını kullanarak trendleri anlamaya (ing.) ve şirketlere fayda sağlamaya çalışıyor. Örneğin diet ve zayıflama ürünlerine ilgi yeniyılın ilk haftasında tavan yaparken, ikinci haftada çöküyor (ne satacaksınız satın ama yalnız bir haftanız olduğunu unutmayın). Küresel ekonomik krizin (bize teğet geçti) etkisini de bu sorgularla hesaplamayı denemişler.

Bulgulara göre kriz, ABD'de en zengin kesimin ünlülerin bloglarına yönelmesini sağlamış. Buna karşılık brokerlik şirketlerine ziyaretler seyrelmiş. Yine, işbulma, para ve indirim kuponu sitelerine hücum olurken, krizden bunalan insanların online oyun, sosyal ağlar ve film kiralama sitelerine yönelerek interneti bir nevi kaçış yerine çevirdiği gözlemlenmiş.

İngiltere'de ise sayısı en fazla artan (%67) sorgu "öğleden sonra" ya da saat beş çayı. 1500'den fazla varyasyonuyla birincilik onda.

Acaba Türkiye'de nasıl bir trend oluşmuştur? Bunun cevabını bilen bir iki şirket var tabii ki. Bize söylerler mi acep?